4 Haziran 2015 Perşembe

Change.org Neyi Değiştirir ya da Aktivist Belediye Nasıl Olunur?

Change.org dünyanın en büyük imza kampanyası platformu. Platform  herkese görmek istediği değişimi yaratması için olanak sağlıyor. Change.org 190 ülkede 70 milyondan fazla kişi tarafından kullanılıyor. 

          2014 sonu itibariyle Türkiye verileri de şöyle:

  • 2012’de kurulan Change.org Türkiye’de 270 kampanya başarıya ulaşmış. 
  • Türkiye'de ortalama 7100 imzayla kampanyalar başarıya ulaşıyor.
  • Bir kampanya ortalama 57 günde başarıya ulaşıyor.


Change.org'un sihirli sözcüğü "Neyi değiştirmek istiyorsunuz"... Herkes bir şeylerin değişmesini istiyor, bir şeyleri değiştirmeye çalışıyor ama bu değişim isteği ne kadar hedefine ulaşıyor? Türkiye oranlarına  baktığımızda  oluşturulan binlerce kampanya içerisinde başarıya ulaşan kampanya sayısının çok da fazla olmadığı görülüyor. Bu noktada Change.org'un  "değişim gücü nedir" sorusu aklımıza gelebilir. Geçenlerde Change.org’da karşılaştığım ve imzaladığım bir kampanya "değiştirme" gücüne iyi bir örnek. Kampanya Şişli’de bulunan Atatürk Evi ile ilgili. Kampanyada ihale süreci bitmesine rağmen Restorasyon süreci bir türlü bitmeyen Atatürk Evi’nin açılması isteniyor.  
 bitly.com/AtatürkEvi
bitly.com/
"Atatürk Evi 23. 12. 2013 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı Yapı İşleri Müdürlüğünce ihale edilerek restore edilmesi planlanmıştı. 23. 12. 2013 tarihinde başlayan ve teslim süresi 300 gün olan ihale süresi dolmasına rağmen hala restorasyon çalışmaları bitmedi. Tarihsel ve kültürel anlamda önemli bir yapı olan Atatürk Evi ile ilgili kamuoyuna hiçbir açıklama yapılmadan restorasyon süreci sürekli uzatılmaktadır. Toplumsal belleğimiz ve tarihi-kültürel birikimimiz açısından büyük önem taşıyan Atatürk Evi’nin en kısa sürede tekrar ziyaretçileriyle buluşmasını bekliyoruz."

Kampanyayı imzaladıktan sonra arka arkaya güncellemeler gelmeye başladı mailime. Bir anda kampanyayı merak edip, araştırmaya başladığımda karşıma Şişli Belediyesi çıktı. Açık söylemem gerekirse önce şaşırdım biraz, bir belediyenin bu tür eylemde bulunması ilginç geldi. Çünkü belediye denince akla hep bürokrasi, soğuk ulaşılmaz yapılar gelir... Belediye serttir, en ufak bir gülümseme göremezsiniz bu kurumlarda. Kanunların çizdiği sınırlarda görevlerini yapar, hiçbir zaman da dışına çıkmazlar.
Bu yüzden Şişli Belediye’nin sınırlarında bulunan ve toplum için kültürel-tarihi önemi olan bir yapı için mücadele vermesi övgüye değer bir iş. Övgüye değer olan bir başka şey de yeni medyaya entegre olmuş bir belediye olması. Change.org gibi bir mecrada kampanya oluşturup, tarihi ve kültürel bir yapının sadece sokakta eylem yaparak savunulamayacağını gösterdiği için. 

Yapılan güncellemeye bakılırsa kampanya kısa sürede amacına ulaşmış gözüküyor. Paylaşılan Haber linkinde şöyle bir açıklama var: İBB yetkilileri ise restorasyon çalışmasının 15 Haziran’da biteceğini, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Atatürk Evi’nin yeniden ziyaretçilere açılacağını bildirmişler.

Peki Şişli Belediye’ni kampanyada başarıya götüren şey nedir?
  • Ne istediğini tam olarak bilmesi
  • Kampanyanın muhatabını doğru belirlemesi
  • Kampanyasını diğer mecralarda desteklemesi, bütünleşik bir kampanya yürütmesi.
  • Sosyal medya kanallarında meseleyi sürekli güncel tutması.
  • Line do vb. (İçerik sitesi) Atatürk Evi’nin hikayesini oluşturup yayınlaması.
  • Kamuoyunu konu hakkında sürekli bilgilendirmesi .


Change.org'da ve bu kampanya özelinde karşımıza çıkan bir diğer kavramda Dijital aktivizm.

"Dijital Aktivizm, bireylerin, ağ yapıları ve bilgi teknolojilerinin hızlı yayılım niteliklerinden faydalanarak, savundukları ya da tepki gösterdikleri, ifade özgürlüğü, insan hakları ya da çevre gibi sosyal ve/veya politik konulardaki dava, düşünce ya da olaylar üzerine merkezden bağımsız büyüyebilen, temel amacı yüksek kamuoyu sesi ve momentum üretebilmek olan eylemler tasarlayarak ortaya koymasıdır."
  Dijital aktivizm son dönemde ülkemizde ve dünyada meydana gelen bir çok sosyal ve siyasal meselenin temelini oluşturuyor. Şişli Belediyesi'nin kültürel bir değeri dijital dünyada savunması ve bu konuda kamuoyu oluşturması tam olarak bir dijital aktivizm örneği. Tabi dijital aktivizm'de unutulmaması gereken şey; değişimi makinelerin değil, insanların yarattığıdır. Mecralar sadece bir araçtır ve asla amaç olarak görülmemelidir.

Yeni medya insanlara ve kurumlara büyük fırsatlar sunuyor. Değişimi görebilenler, çağa ayak uyduranlar başarılı işlere imza atıyor.  Doğru stratejiye dayanan  ve kamuoyu desteğini arkasına alabilen kampanyalar küçük ya da büyük bir değişim sağlıyor. Bir imzayla dünyamı değişir demeyin: Belki dünyayı değiştiremezsiniz ama bir yerden başlamak lazım.   

Peki siz "Neyi değiştirmek istiyorsunuz?"


27 Mayıs 2015 Çarşamba

Kent Kimliği ve Kadıköy'ün Bonibonları

“Nasıl bir insan kendine özgü nitelik ve özelliklerle belirli bir ‘kimse’ oluyor ve diğerlerinden farklı ve özel hâle geliyorsa bir ‘yer’ ya da ‘kent’ de kendisini diğer yerlerden farklı kılan bir nitelikler bütünü olarak algılanabiliyorsa özel bir yer/kent olur ve zihinlere yerleşir.” 


Kent Kimliği belli bir geçmişi olan ve sürekli gelişmeye devam eden ve belli faktörlerle şekillenen kavramlar bütünüdür. Kent kimliğini en çok etkileyen faktörlerin başında o kentin fiziksel, sosyo-ekonomik, kültürel ve tarihsel özellikleri gelmektedir. Nasıl insanları birbirinden ayıran -herkesin kendine özgü- kimlikleri varsa kentlerinde diğer yerlerden ayrılarak okunabilmesini ya da insanlar için anlamlı hale gelmesini sağlayan nitelikleri (kimlikleri) vardır.


Bir kentte gezerken gördüğünüz yapılar, heykeller, semboller size bir hikaye anlatır. Kentin yapısını, ruhunu bu sembollerde gözlemleyebilirsiniz. Modernleşen dünyada hızlı kentleşmeyle beraber mantar gibi çoğalan gökdelenler, hiçbir kültür tarih gözetilmeden talan edilen yapılar ruhsuz, “kimliksiz kentleri” ortaya çıkarıyor.


Kadıköy Belediyesi’nin sosyal medya hesabında dolaşırken bir paylaşım dikkatimi çekti. Kaldırımlardaki dubaları rengarenk boyayan belediye, Twitter hesabından şöyle bir notla paylaşım yapmış: “Bahariye'deki bonibonları tamir edip renklendirdik. Detay çalışmalar için sokak sanatçıları göreve!”   Bu paylaşım “renkli” bir sosyal medya içeriği olmasının dışında anlamlar ifade ediyor aslında; estetiğe önem veren, sokak sanatçılarını destekleyen, kent kimliğine önem veren bir belediye…



Kadıköy Haydarpaşayı, Kalamış Sahili’ni, Boğa’yı sahipleniyor, koruyor. Kadıköy’ün dört bir yanını grafitileriyle, duvar resimleriyle süsleyen sokak sanatçılarını destekliyor. Duvar resimlerini, sanatsal çizimleri “çevre kirliliği” olarak gören ve yok etmek için elinden geleni yapan belediyelere en iyi mesajı da yine Kadıköy veriyor. 


Kadıköy Belediyesi umarım kentini, kimliğini korumaya her zaman devam ederler. Unutmamak lazım kent kimliği; bir ruh, anlam, hikaye... Bir kentten hikayeyi alın geri neyi kalır ki!

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Esenler Belediyesi'nden Çocuk Sokağı Projesi

Esenler Belediye'si Türkiye'de bir ilke imza atarak; çocukların oyun, eğlence ve eğitici faaliyetlerini yapabilecekleri Çocuk Sokağı Projesi'ni hayata geçirdi. Çocuk Sokağı sayesinde çocuklar güven içinde ve özgürce oynayabilecek.

Çocuklar, Çocuk Sokağı'nda tıpkı yıllar önce büyüklerinin yaptığı gibi, sokakta koşup oynayacak, misket, seksek veya evcilik gibi sokak oyunlarını oynayabilecekler. Bu sayede evde bilgisayar başında içine kapanık şekilde değil, sokakta güven içinde sosyal iletişim yetileri gelişecek şekilde vakit geçirebilecekler. Proje kapsamında çocuklara, unutulan çocuk oyunları da öğretilecek.